Takım Koçluğu

  • Örgütsel yapıları oluşturan çalışanların gruplar halinde iş kollarına ayrılması takım, grup koçluğuna ihtiyacı doğurmuştur.“ Bir araya gelmek bir başlangıçtır, bir arada kalmak bir ilerlemedir, bir arada çalışmak ise bir başarıdır. “ –Anonim- Takım koçluğu çalışanların proaktif bir şekilde bütünsel yönde bakarak, kendi içlerinde ve bağlı bulundaki birimlerle yaşanan sorunları fark edip, alternatif çözümler ortaya koymaktır. Bu süreçte ortak misyon içinde bulunan bireylerin güçlü yönlerinin ortaya çıkartılarak takım olarak daha başka neler yapabilirizi ortaya koyar.Bu koçlukta daha etkin bir takım olmak için farklı alanlarda çalışan bireyleri fonksiyonel bir şekilde bir araya getirerek belirlenmiş çıkarlar doğrultusunda hazırlanan belirlenen hedefleri eylemleri gerçekleştirmektir.

    Bu şekilde de takım içinde yaşanan farklı anlamlardan kaynaklı iletişim blokajları fark etme, ast-üst arası çatışmaları öngörüp çözme, etkin geri bildirim yapabilme, işleyiş bütünlüğünde seri yol alma, grup içindeki üyelerin birlikte yol almaları, normal düzende birbirlerini motive edecek sinerji yaratabilme hedeflenir. Bu sinerji ile de grup içindeki çalışanların daha çok gelişim gösterdiği, kendilerini huzurlu ve mutlu hissettiği ve kendi içlerinden gelen çalışma arzusu ile çok daha verimli işler ortaya koydukları gözlenmiştir.

    Takımın kendine has bir özelliği, farklı duygusal bütünlüğü ve amacı vardır. Takımda da bundan kaynaklı genelde sorunlar, fiziksel değil, duygusal kaynaklıdır. Ve duygusal gelişim potansiyelini ortaya çıkarmak takım koçluğunun başlıca hedeflerindendir. Empati bireylerin takım içinde daha rahat etmelerini sağlayan en önemli unsurlardandır.  Empati bakış açıları ile objektif bir gözlemle aynalama yapmayı ve bu şekilde de karşılıklı bir benzeşme bütünleşme kurmayı sağlar. Bu şekilde örgütlerde takdir edilmeme ve onaylanmama korkularını karşılıklı anlayış çerçevesinde ortadan kaldırarak sosyal becerileninin de kişisel gelişim olarak desteklenmesini sağlar.

    Geçmiş dönemlerde bile bir bireyin grup açısından önemine değinen Aristo, “İnsan toplumsal bir hayvandır” sözüyle belirtmiştir.

Sonuç olarak yalnız yaratılış süreci yaşamış varlık olarak insan psikolojik bir ihtiyaç olarak ilişki kurma ve aidiyet hissetme bir gruba kabul görme ihtiyacı doğmaktadır.  (Maslow, 1943)

Takım Koçluğunun Faydaları

Örgütler iş dünyasında artık değişen bir yapılaşmanın var olduğunu fark ettiklerinden ve her yeni yüzyılda ihtiyaçların değişkenlik gösterdiği ve bu değişkenlikte özellikle takımın rolünün yadsınamaz derecede önemli olduğunu anlamışlar ve motivasyon ile verim açısından birçok çalışmaya sıcak bakmışlar, bunların içlerinde etkinliği her geçen gün kanıtlanan takım koçluğundan faydalanmışlardır.

Bu sayede takım koçluğunun, bütün yapıya, takıma ve bireylere şu şekilde faydaları olduğu gözlemlenmiştir.

  • Bireysel memnuniyeti artırır bu sayede içsel ve dışsal müşteri memnuniyeti daha çok artar,
  • Takım içindekiler birlikten güç doğar düşüncesini içselleştirerek, birbirlerinin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak ilerlerler,
  • Bu sayede işe eğlence, canlılık gelir, işte yaratıcılık ve üretkenlik artar,
  • Dinamik bir takım devamlılığı sağlanarak bireylerde ve organizasyonda sürdürülebilir başarı sağlanır,
  • Takımlarda sürdürülebilir performans artışı sağlanır,
  • Yüksek motivasyon sağladığından aidiyet duygusunun güçlenmesi ve mazeretlerin yok olması ya da azalması,
  • Takım içindeki bireylerin kendi yetkinliklerini, yeteneklerini ve fikirlerini ortaya koyabildikleri bir alan oluşturulması ve bunun hem bireylerin gelişmesine hem de örgütsel gelişime fayda sağlaması,
  • Beyin fırtınası için alan yaratılması,
  • Sosyal takım ve örgüt bütünlüğü ile güven duygusunun içselleştirilmesi ve bunun başarıyı desteklemesi.

Mitel Telekom adlı şirket 1995’te hiyerarşik yönetim şeklini koçluk çalışması alarak değiştirdiğini söylemiştir.

Şirketin satış müdürü Mike Ford, şöyle anlatıyor: “Geleneksel modelin çok masraflı olduğu ve daha düz bir sisteme ihtiyacımız olduğunu anladık. Doğru ya da yanlış yoktu, ama bizim için ilerlemeyi sağlayacak tek yönetim modeli koçluktu. İş planları, yeni girişimler, gibi stratejik konularla ilgili çok daha fazla bilgiyi çalışanlarımızla son kararlar verilmeden önce paylaşıyoruz. Sonuç neredeyse her zaman daha gelişmiş bir fikir oluyor. Sistemin faydaları aynı zamanda çalışanların tutumlarında da izlenebiliyor. Motivasyon düzeyi ve moral çok yüksek ve bunlar performansın da yüksek olmasını sağlıyor. Koçlar, tüm gücü takımdaki kişilere veriyor. Orada bulunma nedenleri, yalnızca çalışanlarını beceri ve performans olarak daha iyi noktalara getirmek. Sonuç olarak, çalışanlarımız kendi kararlarını vermeyi biliyorlar ve bunu yapmak için cesaretleri ve kendilerine güvenleri var. Bu da bana zaman sağlıyor” (Guest, 1999)